4 Ocak 2016 Pazartesi

Cumartesi, Snowboard, Futbol

         Yine yazmaya vakit ayıramama hali, her zamanki yetişemediğim hız, koşturma, beynimin gürültü yapan ve hiç durmayan çarkları.. Geçen Cumartesi tüm bunlara ara verdim, en mutlu olduğum yere dağa gittim! Yılda bir kez (ailem Bursa'da yaşamasına rağmen) Uludağ'da kayma fırsatına nail olmuş birisi olarak bu sene şeytanın bacağını kırarım zannediyordum ama kışın ortası geldi biz daha yeni fırsat bulabildik. Bir hafta öncesinde Kartepe planımız vardı, yolculuktan 8-10 saat önce fark ettik ki kar kalınlığı diye bir şey yok Kartepede! :D O haftasonu evde oturup teorik snowboard çalışarak geçirdik. (Konuyla ilgili oldukça güzel teorik açıklamalar yapan bir site var, işte burada. ) Geçen Cumartesi de uygulamalar için düştük yollara ve Uludağ'a gittik. Sevdiceğimin ilk kez Bursa'da oluşu, ilk kez birlikte karla oynuyor oluşumuz ve sonunda yalnız kaymaktan kurtulup arkadaş grubuyla gelebilmiş olmanın verdiği mutlulukla kendimden geçmiş, enerji patlaması yaşamış olabilirim. Sonraki bir kaç gün çektiğim kas ağrıları bunun göstergesi sanırım. (düş kalk, düş kalk) İl snowboard denememi geçen kış yapmıştım ve bir kaç ay önce Torium'daki kar parkını denediğimde yaşadığım hezimet hatta kayamadığımız için kovulmamızın ardından hiç ilerleme kaydetmemiş olmaktan baya korkuyordum. Bence kesinlikle teorik dersin etkisinden korktuğum gibi olmadı kendim için oldukça iyi bir performans sergiledim. İkisi kötü olmaküzere toplam 5-6 düşüşle günü kapattım! :D Tek talihsizlik şiddetli lodos oldu. Pistin tepesindeyken rüzgar can sıkıcı oluyor aşağılara indikçe rahatlıyorsunuz. Yine şiddetli lodos nedeniyle sadece 3 fotoğraf çekebildik.. 
Sabahki snowboard macerasının ardından futbolla bir türlü yakınlık kuramama rağmen istenemyen tüy burnunda biter hesabı akşam Bursaspor-Galatasaray maçına gitme fırsatı buldum. ( Teşekkürler baba diyoruz burda.) Futbola dair düşüncelerimin değişmesini bir yana bırakalım daha da pekişti diyebilirim. Futbolseverler olarak sevinmeyi bilmiyor insanlar. İnsan sevinince neden küfreder hala anlamıyorum. Neymiş gol atılınca neden sadece alkışlıyormuşuz da ayağa kalkmıyor muşuz? Bende soruyorum neden siz spor karşılaşması izlemeyi bilmiyorsunuz da rakip takım taraftarları her yandan fileyle kapatılmış durumda kafaste gibi maç izliyor?! Spordan bahsediyoruz ama kafeste izliyoruz! Evet stadyum ayrı bir heyecan ve evet taraftarlar inanılmaz güzel gösteriler yapıyor (maçtan çok onları izledim :D) ama en ufak bir olayda bağırıp çağırmalar, kabaran öfkeler ve savrulan küfürler. Olayın lehe aleyhe olmasının hiç bir önemi yok üstelik. 
İşte böyle bir Cumartesi'ydi bu Cumartesi. Paslasmış halimle ve birbirinden kötü çekilmiş (hatta telefonla çekilmiş) fotoğraflarla karma karışık bir yazı oldu. Bu nedenle bu yazı biraz kendim için; tüm koşturmacaya rağmen yazmayı bırakmamak, akıl defterimi doldurmak için..


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder