21 Mart 2013 Perşembe

İsoff-Hayata Bağış / İsoff Trial

       Bu yazıyı iki hafta önce yazmayı planlıyordum ama adliyeler arası mekik dokumaktan fırsat bulamadım. Hal böyle olunca anlatacak iki yarış oldu. İlki iki hafta önce Edirne'de İSOFF (İstanbul Offroad Kulübü) tarafından düzenlenen "Hayata Bağış" offroad yarışı. Uzun süredir tırmanış duvarı dışında tırmanışa gidemediğim gibi yarış sezonu da kapalıydı. Havaların ısınmasıyla İSOFF sayesinde hem yarış sezonunu açmış oldum hem de ilk kez Edirne'ye gitme fırsatını yakaladım. Edirne güzel, minik bir şehir ama çok düz, dümdüz bir ova.. Yükselti, tepe, dağ, kaya görmeden yaşayamayan birisi için içinde boğulduğu bir uçsuz bucaksızlık, sonsuzluk hissi.. Edirne ile ilgili izlenimlerimi burada keseceğim ve yarışın ismine dikkatinizi çekeceğim. "Hayata Bağış" yarışı İSOFF tarafından Hayata Bağış Derneği ile birlikte gerçekleştirilmiş bir etkinlik aslında. Organ bağışının önemine dikkat çekmek için düzenlenen bu etkinliğe 4'ü Yunan'lı komşularımızdan oluşan 22 araç katıldı. Güzel bir havada (öyle ki tüm gün tişörtlerleydik) olmayı, gözetmenlik yapmayı özlemişim. İki etaptan oluşan yarışın en düz alanında görev almış olacak kadar talihsiz olsamda organ bağışına dikkat çeken bir etkinlikte olmak beni çok mutlu etti. Bir kez daha aferin kız iyi bir şey yapıyorsun dedim kendime. :) Yarış sonrası Selimiye Camii ve Edirne merkezi gezdik, böylece sadece sosyal sorumuluk, yarış değil turistik geziyi de birleştirdim daha ne olsun! İşte iki hafta öncesinden bir kaç kare..





































     Organ bağışından da biraz söz etmek gerekirse herkesin kafasında soru işaretleri  ya da hükümleri olan bir konu biliyorum. Organ mafyaları peşine düşüyormuş doktorlar iyi tedavi etmiyormuş vs vs.. Bu konuyla ilgili olarak yapılmış olan yasal düzenlemelere bakarsak durum şu şekilde:

Organ ve Doku Alınması, Saklanması ve Nakli Hakkında Kanun (Resmi Gazete, 3 Haziran 1979, Sayı 16655):

Madde 11: Bu kanunun uygulanması ile ilgili olarak tıbbi ölüm hali, bilimin ülkede ulaştığı düzeydeki kuralları ve yöntemleri uygulanmak suretiyle, biri Kardiolog, biri Nörolog, biri Nöroşirürjiyen ve biri de Anesteziyoloji ve Reanimasyon Uzmanından oluşan 4 kişilik hekimler kurulunca oy birliği ile saptanır.

Madde 12- Alıcının müdavi hekimi ile organ ve doku alınması, saklanması, aşılanması ve naklini gerçekleştirecek olan hekimlerin; ölüm halini saptayacak olan hekimler kurulunda yer almaları yasaktır.

Madde 13- Madde-11' e göre ölüm halini saptayan hekimler; ölüm tarihini, saatini ve ölüm halinin nasıl saptandığını gösteren ve imzalarını taşıyan bir tutanak düzenleyip, organ ve dokunun alındığı sağlık kurumuna vermek zorundadırlar. Bu tutanak ve ekleri ilgili sağlık kurumunda on yıl süre ile saklanır.


      Ülkemizde olan can sıkıcı olayları düşündüğümüzde bu düzenlemelerin bir anlamı olmadığını düşünmek mümkün burada gerçekten yarar-zarar durumunu iyi değerlendirmek gerekiyor. Organ naklini mümkün kılacak şekilde öleceğimiz bile belli değilken ya doktor benimle iyi ilgilenmeyip ölüme terk ederse diye düşünmek bana fazla garanticilik gibi geliyor açıkçası. Tabiki böyle önemli bir konuda herkesin kendi kararı ve her fikre saygı duymak gerek. Yok ben bağışlayacağım ama nasıl yapacağım bilmiyorum diyorsanız aşağıdaki kurumlara başvurmanız ve iki tanık huzurunda organ ve doku bağış belgesini doldurmanız yeterli. :)
* Sağlık Müdürlükleri,
* Hastaneler,
* Emniyet Müdürlükleri (Ehliyet Alımı Sırasında),
* Organ Nakli Yapan Merkezler,
* Organ nakli ile ilgilenen Vakıf, Dernek vs. kuruluşlar.

                                                         
                                                            *********************

        Gelelim geçtiğimiz haftasonu yine İSOFF tarafından organize edilmiş olan Trial yarışına. Trial türü yarış ülkemizde ilk olarak geçen sene yapıldı. Diğer offroad yarışlarından farklı olmak üzere daha çok offroad gezileri yapan sürücülere hitap eden bir yarış türü. İki aracın aynı anda start aldığı ve önceden engelleri (kapıları) belirlenmiş olan etabı belirli sürede ve engelleri atlamadan sırasıyla geçerek bitirmeleri gereken bu yarışta bence gerçek offroadu görüyoruz. :) İki aracın engellerle mücadelesini, birbirlerine yardım etmelerini, vinçlemelerini görebildiğiniz yavaş bir yarış türü olduğundan etabın oldukça yakınında bulunabiliyorsunuz dolayısıyla seyirci olarak gitmesi de ayrı bir keyifli benden söylemesi. :D Kemerburgaz-Çiftalan mevkii geçen haftasonu inanılmaz soğuk hatta kar (aslında buz) yağışlı olsa da biz yarıştan çok keyif aldık. Hatta itiraf ediyorum gözetmenliğin keyfi ayrı tabiki ama seyirci olarak sorumluluğun olmadan gitmekte bambaşkaymış.. :)




























       Hafta içleri çok yoğun ve sıkıcı olsa da son iki haftasonum işte böyleydi. Daha nice yarış ve tırmanışlara, artık bahar gelsiiiinnnn! :)))


NOT 1: Hava çok soğuk olduğundan Trial yarışında pek fotoğraf çekemedim.

NOT 2: Trial yarışı kısmındaki fotoğraflar Not 1'deki sebeplerle sevgili arkadaşım Emrah Terzi'den alınmıştır. Güzel kareleri için kendisine teşekkürler. :)

NOT 3: Hayata Bağış yarışında kullandığım fotoğrafların birkaçı da  Hasan Aksoy'a aittir; bir teşekkürde ona. :)